14 Şubat 2026 Cumartesi
Avrupa’nın en büyük bankalarından Bnp Paribas, altın piyasasına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yayımladı. BNP Paribas SA Emtia Stratejisi Direktörü David Wilson, mevcut küresel risk ortamının sürmesi halinde altın fiyatlarının yıl sonuna doğru ons başına 6.000 dolara yükselebileceğini ifade etti.
David Wilson, altın-gümüş oranının yükseliş eğiliminde olduğunu belirterek, altının gümüşe kıyasla daha güçlü bir riskten korunma aracı sunduğunu vurguladı. Wilson, “Altın bana mantıklı geliyor, gümüş aynı türden risk koruması sağlamıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Altının görünümünün merkez bankalarının alımları ve borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik girişlerle desteklendiğini belirten Wilson, resmi talebin güçlü seyrettiğine dikkat çekti. Polonya’nın geçen ay 150 tonluk yeni altın alımı açıklaması ve Çin Merkez Bankası’nın Ocak ayında üst üste 15’inci kez altın rezervlerini artırması, bu talebin göstergeleri arasında yer aldı.
Altın ETF’lerine yönelik girişlerin, geçtiğimiz haftaki kısa süreli düzeltme dışında genel olarak istikrarlı seyrettiği ifade edildi. Bu durumun da fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı desteklediği belirtildi.
Gümüş piyasasına da değinen Wilson, son aylarda yaşanan yüksek volatilitenin ardından fiziksel talebin zayıfladığını söyledi. Gümüş arzının Avrupa ve Asya’ya yönelmesi ile yaklaşan Çin Yeni Yılı tatilinin, beyaz metal talebini daha da sınırlayabileceği kaydedildi.
2019’da 800 bin kişi emekli aylığı alırken bugün bu sayı 5 milyon kişiye ulaştı. Primini yüksekten yatıranlara herhangi bir iyileştirme yapılmaması dolayısıyla aradaki makasın kapanıyor olması emeklilerin tepkisine neden oluyor. Eski SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, emeklilik sisteminde köklü bir değişiklik yapılabileceğinin sinyalini verdi. Karakaş, hükümetin “maaş odaklı” modelden “gelir ve ihtiyaç odaklı” yeni bir sisteme geçmeye hazırlandığını yazdı.
Henüz somut bir taslak bulunmadığını ancak beş aşamalı bir sistem üzerinde durulduğunu ifade eden Karakaş, modelin ana hatlarını şöyle sıraladı:
Belediyeler, vakıflar ve bakanlıklar tarafından ayrı ayrı yapılan yardımlar tek bir sosyal yardım haritasında toplanacak. Böylece kimin hangi desteği aldığı şeffaf şekilde görülecek.
Sadece emekli maaşına bakılmayacak; haneye giren toplam gelir ve yaşam standardı dikkate alınacak. Örneğin 12 bin 500 TL maaş alıp üç evi olan bir emekliyle, aynı maaşı alıp kirada yaşayan ve tek geliri bu olan emekli aynı kapsamda değerlendirilmeyecek.
Maaş sistemi ile sosyal yardım sistemi entegre edilecek. Sistem otomatik olarak gelir sınırının altında kalanları belirleyip bütçeden destek aktaracak.
Kömür ya da gıda kolisi yerine yardımların büyük bölümü karta yüklenen nakit desteğe dönüşecek. Emekli, ihtiyacını kendi belirleyecek.
En düşük emekli maaşı ile yaşanılan şehirdeki yaşam maliyeti arasındaki fark hesaplanacak. Büyükşehirlerde kira desteği, fatura yardımı ve sosyal konut projeleri gündeme gelecek.
Karakaş, 2026 Temmuz’dan itibaren tartışmanın “kök maaş” yerine “hane geliri yaşam sınırının altında mı?” sorusuna evrileceğini belirtti. Bu çerçevede halen 20 bin TL taban maaş alan ancak kök maaşı 11-13 bin TL seviyesinde olan emeklilerin uzun süre sıfır zam riskiyle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Enflasyon farkı 20 bin TL’yi aşana kadar bu kesimin taban maaşla devam edeceğini vurguladı.
Ancak kirada oturma, hanede başka gelir bulunmaması ve çocuk sayısı gibi kriterler doğrultusunda ek destek sağlanabileceğini kaydetti.
Karakaş’ın aktardığı senaryoya göre:
Kök maaşı 11 bin TL olan ve kirada yaşayan, evde başka geliri bulunmayan Emekli Ali, gelir eşiğinin altında kalırsa kira ve yakıt desteğiyle geliri 22-28 bin TL seviyesine tamamlanabilecek.
Aynı kök maaşa sahip ancak kendi evinde oturan ve eşinin de 16 bin TL emekli maaşı bulunan Emekli Veli ise hane geliri yüksek sayılacağı için yalnızca mevcut 20 bin TL taban maaşı almaya devam edecek. Karakaş, hükümetin temel kriterinin “hanedeki kişi başına düşen gelir” olacağını belirtti.
2026 yılına hızlı bir yükselişle giren altın, hem gram hem de ons tarafında tarihi rekorlara imza attı. Gram altın 7 bin 800 liranın üzerine çıkarken, ons fiyatı da 5 bin 500 dolar seviyesini aşarak tüm zamanların en yüksek noktasını gördü. Ancak bu zirvenin ardından şubat ayının ilk günlerinde sert bir geri çekilme yaşandı.
Rekor seviyelerden sonra gram altın yaklaşık bin 600 lira, ons altın ise bin 100 dolar civarında değer kaybetti. Yaşanan düşüşün ardından piyasada yeniden toparlanma süreci başladı. Gram altının fiyatı yeniden 7 bin liranın üzerine çıkarken, ons altın da 5 bin dolar bandının üstünde tutunmayı başardı.

‘Güvenli liman’ olarak nitelendirilen altın fiyatlarındaki dalgalanma yatırımcıların odağındayken, dünyanın önde gelen bankaları yıl sonuna ilişkin tahminlerini açıkladı. Societe Generale, JP Morgan, Deutsche Bank, Wells Fargo ve Bnp Paribas, ons altın için yüksek seviyelerin sürebileceği yönünde ortak bir beklenti ortaya koydu.

Beş büyük finans kuruluşunun projeksiyonlarında ortak nokta, ons altının 2026 sonunda 6 bin dolar ve üzerinde konumlanması oldu. Küresel risklerin sürmesi ve güvenli liman talebinin güçlenmesi, bu beklentilerin temel gerekçesi olarak gösterildi.

Almanya merkezli Deutsche Bank, yıl sonu için ons altını 6 bin dolar seviyesinde öngörürken, Fransız BNP Paribas da benzer bir tahmin paylaştı. Bankanın emtia stratejisi yöneticileri, jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklerin altına olan ilgiyi canlı tuttuğunu vurguladı. Fransa’nın önde gelen bir diğer bankası Societe Generale de 6 bin dolar beklentisine katılan kurumlar arasında yer aldı.

ABD’li yatırım bankası JP Morgan ile Wells Fargo ise çıtayı daha yukarı taşıdı. İki banka da ons altında yıl sonu için 6 bin 300 dolarlık bir seviye öngörüsünde bulundu.
32 milyon araç sahibini ilgilendiren zorunlu trafik sigortasında yeni tutarlar belli oldu. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM), bu ay geçerli olacak primleri açıkladı. Trafik sigortası primlerine yüzde 12,5 oranında zam geldi.
NTV’deki habere göre, İstanbul’da aracını dördüncü basamaktan sigortalatmak isteyen biri 17 bin 59 bin TL vermesi gerekecek. Sigortasını yaptırmayan ise trafiğe çıkamayacak, çıkması durumunda ise ceza kesilerek aracı bağlanacak.
İstanbul’daki sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 51 bin 177 lira olurken riski en düşük olan 8’inci basamaktaki sürücünün primi 8 bin 530 lira oldu. Başka bir deyişle riski ile risksiz arasındaki fark yüzde 500 civarında.
Ankara’da sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 49 bin 729 lira olurken riski en düşük olan 8’inci basamaktaki sürücünün primi 8 bin 288 lira oldu.
İzmir’de sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 48 bin 281 lira olurken riski en düşük olan 8’inci basamaktaki sürücünün primi 8 bin 47 lira oldu.
İstanbul’da ticari taksilerin sıfırıncı basamak prim tutarı 137 bin 510 lira olurken sekizinci basamaktaki tutar 22 bin 918 lira oldu. Ankara’da bu tutar en yüksek 133 bin 618 lira, en düşük 22 bin 270 lira, İzmir’de en yüksek 129 bin 726 lira, en düşük de 21 bin 621 lira olarak belirlendi.
İstanbul’da sıfırıncı basamaktaki bir 31 ve üstü koltuğa sahip otobüsün zorunlu trafik sigortası 337 bin 829 liraya yükseldi. Sekizinci basamağı ise 56 bin 305 lira oldu.
2026 yılı itibarıyla trafik sigortası yaptırmayan sürücülere bin 246 lira ceza ve eksiklik giderilinceye kadar araç trafikten men edilme uygulaması yapılıyor. Trafik polisleri inisiyatif kullanarak yakalanma anında ceza kesip, aracın bağlanmaması için sürücülerden trafik sigortası poliçelerini hemen yaptırmalarını isteyebiliyor.